Sipariş geldi — sonra ne oluyor?
İşin zor kısmı siparişi almak sanılır. Asıl yorucu kısım sonrasıdır: etiket, kargo, fatura, takip. Bunların hepsi otomatik olabilir.

İnternetten satışa başlayan işletmelerin çoğu ilk siparişi büyük bir heyecanla karşılar. Yirminci siparişte heyecan yerini şuna bırakır: "Bu etiketi her seferinde elle mi yazacağım?"
Sipariş almak işin görünen kısmı. Görünmeyen kısım, siparişin arkasından gelen zincirdir ve bu zincir her siparişte aynen tekrarlanır.
Elle yapılan zincir
- Siparişi panelden okumak, bir yere not etmek
- Kargo firmasının sitesine girip alıcı bilgisini yeniden yazmak
- Etiketi yazdırmak, kutuya yapıştırmak
- Takip numarasını bulup müşteriye WhatsApp'tan göndermek
- Ay sonunda satışları muhasebeciye tek tek geçmek
Beş adım. Sipariş başına on dakika. Günde on sipariş yapan bir işletme için bu, günde bir buçuk saat demek — hem de en çok hata yapılan bir buçuk saat.
Otomatik zincir
Entegrasyon kurulduğunda aynı zincir şöyle işler: sipariş düşer, kargo etiketi kendiliğinden kesilir, takip numarası müşteriye otomatik gider, satış muhasebe programınıza akar, fatura kesilir. Siz yalnızca ürünü kutuya koyarsınız.
Buradaki kazanç yalnızca zaman değil. Elle yapılan her adım bir hata ihtimalidir: yanlış adrese giden kargo, unutulan takip mesajı, eksik kesilen fatura. Otomatik akışta bunlar olmaz — çünkü kimse bir şeyi hatırlamak zorunda değildir.
Her işletmeye hepsi gerekmez
Dürüst olalım: kahvaltı salonuna kargo entegrasyonu gereksizdir. Butiğe şarttır. Pastaneye kapora akışı gerekir ama pazaryeri eşitlemesi gerekmez. Kapsamı işletmenize göre seçeriz; kullanmayacağınız entegrasyonun parasını ödemezsiniz.
İşletmenizde hangi zincirin elle döndüğünü konuşalım. Ücretsiz kontrolde bunu birlikte çıkarıyoruz.
İşletmenizin durumunu merak mı ettiniz?
Adınızı yazın; görünürlüğünüzü ölçüp aynı gün dönelim.
Ücretsiz kontrol isteyin →
